• src nakliyat

logo

Üç yanlış bir doğruyu götürür mü?


Mehmet Nuri KAYNAR
mehmetnurikaynar@gmail.com

Girişmiş olduğumuz bir işte başarısız oluşumuz, yaptığımız bir hata, yanıldığımız bir karar sonrasında aldığımız, duyduğumuz nasihatlerin başında “Hatalarından ders al” gelir. Biraz kişisel gelişim kitapları okumuş, semineri dinlemiş, birkaç günlük eğitimlere katılmış biri ise muhatabımız; “Üzülme, bu hatandan ders al bir daha aynı hatayı yapma. Thomas Edison ampulü icat edene kadar binlerce başarısız deneme yapmıştı. “Yaşadığınız bu kadar başarısızlık size neler hissettirdi?” diye sorulduğunda “Ben başarısız olmadım ki sadece ampulün işlemeyen on bin çeşidini buldum.” demişti. Her hata bizi ne yapmamamız gerektiğini öğretir.” Derinlikli nasihatinde bulunur. Evet, Edison’un cevabı İlham verici bir cevap olabilir ama söylemesi kolay, yapması zor bir iştir.

Kaç kişi bu kadar emek verdikten sonra bütün emekleri boşa çıkınca devam edebilme gücüne sahiptir? Şimdi sizinle birlikte böylesi bir olay karşısında yaygın olarak takınılan tavırları tahlil etmeye çalışalım.

Birinci Yaklaşım Şekli: Yaptıkları hataları hiç kabullenmeyenler. Bu tarz kişilikte olanlar düz yolda düşseler bile suçlayacak insan ararlar etraflarında. Bir başarısızlık yaşadıklarında kendilerinden başka herkesi sorumlu tutarlar. Onların hayatın yenilgilerine karşı her zaman bir mazeretleri vardır. Başlarına gelen başarısızlıklarının hepsi dış etkenler tarafından başlarına gelmiştir.

İkinci Yaklaşım Şekli: Bu gruptakiler yaptıkları hatalardan sonra kendilerine inanılmaz kızan, bunu kızmanın da ötesine taşıyarak kendine hakarete ve eziyete dönüştürenlerdir. Sanki hayatta onlardan başka kimse hiç hata yapmamış da ilk hata yapan kendileriymiş gibi davranırlar. Bu guruptaki kişilik örnekleri ciddi özgüven kaybı yaşarlar. Dünya yıkılmışta altında kalmış gibidirler. Yeni bir deneme yapmaya korkar haldedirler.

Üçüncü Yaklaşım Şekli: Bu gruptakiler için her yaşanan hayat okulunun onlara öğrettiği bir derstir. Yaptıkları her hatadan ders çıkartmaya çalışırlar ve bu derslerle yeni şeyler öğrenerek olgunlaşır ve ilerleme yolunu seçerler.

Dördüncü Yaklaşım Şekli: Bu gruptakiler yaptıkları hataları hiç umursamayanlardır. Hata yaptıklarını görürler ama hiçbir şey olmamış gibi davranırlar. Aynı hataları defalarca yaparlar. Bu durum onları hiç rahatsız etmez. Dünya yansa onların bir çöpleri yanmaz. Hiçbir şeyi umursamazlar.

Beşinci Yaklaşım Şekli: Hata yapmamak için hiçbir şey yapmamayı tercih eden gruptur. Hata yapma korkusuyla karar alamazlar. Harekete geçemezler. Durup bekler, önce başkalarının yaptıklarını görmek isterler. Aşırı temkinli bir tutum içinde oldukları için kimse onların gerçekte ne düşündüklerini bilmez. Hata yapmaktan çok korkar bundan dolayı da hiçbir şey yapmamayı tercih ederler.

Bu yaklaşım şekillerini daha da çeşitlendirebiliriz. Siz kendinizi hangi yaklaşım şekline yakın hissettiniz bilmiyorum ama benim çevremde bu yaklaşım şekillerinin hepsinin karşısına yazacağım onlarca isim var.

Gerek özel hayatımızda gerekse iş hayatımızda hata yapmamak mümkün değildir. Hatasız kul olmaz. Hatasızlık kusursuzluğu gerektir ki inancımızda tek kusursuz “Yoktan var eden, doğmamış, doğrulmamış olan Allah’tır.” İnsan olarak hata yapmamız fıtratımız gereğidir. Hata yapmayan insan zaten hiç yaşamamış demektir.

Hata yapmanın elbette övülecek bir tarafı yok. Küçük ya da büyük olsun her yanlış her hata üzer, kırar, moral bozar, böylesi bir durum karşısında hiçbir şey olmamış gibi davranmak normal bir psikolojinin tepkisi olması mümkün değildir. Önemli olan duygusal tepkilerden sonra hangi davranış şeklini devreye soktuğumuzdur. Doğru olanı bilmekle, doğru olanı yapmak arasında fark vardır. Hepimiz hataların son derece insani olduğunu, hata yapmanın engellenemez olduğunu biliriz; ama hatalara karşı her birimizin tutumu ve davranışı farklıdır. Hayatımızda hatalarımızla baş etme yöntemimiz bizim geleceğimizi belirler.

Bahşedilmiş bir ömrü yaşıyoruz. Yaşadığımız bu ömürde “Üç yanlış bir doğruyu götürmüyor” ama bu ömrün sonunda kazanacağımız da, kaybedeceğimiz de çok şey var. Sizce kaybetmeyi kabul etmemiz mümkün mü? Ömrümüzü kazanmak üzerine planlamalıyız. Hedefimize doğru adım adım ilerlerken, akıbetimizin hayr olması için çalışmalı, bu hayrın kapılarını açacak işler yapmalıyız. (Devamı Haftaya İnşallah…

“Ben başarısız olmadım ki sadece ampulün işlemeyen on bin çeşidini buldum.”

Mehmet Nuri KAYNAR

Etiketler: » » » » »
Share
1394 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tarihte Bu Gün 15 Temmuz -O Gece Dakika Dakika Neler Yaşandı?

    15 Temmuz 2018 DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KKTC- KIBRIS, KÜLTÜR SANAT, SON DAKİKA, YAZARLAR

    Bu gün 15 Temmuz demokrasi destanın 2. yıl dönümü.Bundan tam 2 yıl önce 15 Temmuz darbe gecesiönce Ankara'da 22.05 sularında savaş uçaklarının alçak uçuş yapmaya başlamasıyla belirdi. 22.10:Boğaziçi Köprüsü Türkiye silahlı kuvvetlerinin emir kuvveti dışında FETULLAHCI terör örgütümensubuna ait çeşitli sınıflarda yer alan bir gurubun emir verdiği askerler tarafından işgal edildi.  23.10:Başbakanımız Bin Ali Yıldırım medya aracılığı ile ilk konuşmasını yaptı. Bu vatan uğruna canını veren askerlerimizin içinde asker kılığına girmiş,FETULLAHCI terö...
  • Kökünü Beğenmeyen Dal Çürür

    07 Temmuz 2018 DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, KKTC- KIBRIS, KÜLTÜR SANAT, SON DAKİKA, YAZARLAR

    Sendika bireylerin bireysel mücadeleden örgütsel mücadeleye katılması için varoldu.İnsanlara hizmet etmek için kuruldu.Makam ve mevki hırsları olanlar için bulunmaz bir fırsat oldu. Bazıları sendikayı basamak olarak gördü ,bazıları basamak olarak kullandı.,bazıları bu yavaş zaman alıcı can sıkıcı eylemden vazgeçti direk asansör olarak kullanıp yükselme yolunu seçti. Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür." Demiş üstad Necip Fazıl Kısakürek. Sendikanın alt kademelerinden hızla yükselen ve bu gün sendikanın...
  • Duyarlı Urfalıdan Örnek Davranış

    20 Haziran 2018 DÜNYA, EĞİTİM, EMLAK İLAN, GENEL, GÜNDEM, İLETİŞİM, KKTC- KIBRIS, KÜLTÜR SANAT, SON DAKİKA, YAZARLAR

    ASTOR turizm Ayın kaptanı Halil Alagöz Şanlıurfa’dan İstanbul’a giderken Bolo Hendek mevkiinde E 5 kara yolunun kenarında bulduğu Türk Bayrağını yerde bırakmadı. İşte göğsümüzü kabartan o haberin detayları;  Türk Bayrağını Yerde Görünce...(video) Şanlıurfa’dan İstanbul’a giderken Bolo Hendek mevkilinde E 5 kara yolundan geçtiği sırada kenarında yerde duran bayrağımızı gören Alagöz, seyir halindeki otobüsü yol kenarında durdurdu. Tük Bayrağını yerden alarak öpen Alagöz bu duygusal anları sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaştı. ASTOR t...
  • CİNAYETE KURBAN GİDEN DENİZ DEMİR’E İTHAFEN

    19 Haziran 2018 DÜNYA, EĞİTİM, GENEL, GÜNDEM, İLETİŞİM, KKTC- KIBRIS, KÜLTÜR SANAT, SON DAKİKA, YAZARLAR

      Hakime İle Siyasettin Ben Size Ne Yaptım Ne Diyeceksiniz Şimdi Gözü Yaşlı Anama Dokuz Yaşında Yetim Kalan Evladıma Rize Fındıklı da Yolun Dağ Tarafında Bir Kalleş Kurşunla Vuruldum Fındıklı ile Meyveli Köy Arasında  Ecel Yastığına Baş Koydum Yatmadım Rahat Yatağımda Gençliğime Doymadım Henüz Otuz Altı Yaşımda Kasd itdi Hırsız SİYASETTİN  Şu Benim Tatlı Canıma Okuyup Fatiha İhsan Etsinler Bu Deniz Kuluna ...